MEMLEKET HATIRASI 3
 

HATIRLAMAK GÜZEL ŞEYDİR....

Bir yaz sabahı, buralardan çok uzakta, o ışıklar kentinden... Birdenbire açan güneşin çalar saatiyle uyandım, sevimli, küçücük odamda. Sabah köyümde uyanmak rüya gibiydi. Hemen pencereme koştum, sabahın serin esintisi yüzüme çarpıyor, dere sesi kulaklarımda, renk cümbüşü her yeri kaplamış... Ne çok zaman geçmiş gelmeyeli. Hatırlamak güzel şeydir derler. Anılar bir an için bizi gülümsetse bile hemen sonra elimizi uzatıp silinip giderler ve ne yaparsak yapalım ancak acı verirler. Hemen koşup dedemi ve Ayşeanamı görmek istedim. " 13 odalı 3 katlıydı dedemin evi. Bir oda bal odası ve diğer odalardan bir tanesi Ayşeanamın kaymak odası. Sabah kalktığımızda tüm evi sarardı taze kaymak kokusu. Ayşeanam alt odadan yattığımız odaya kalın bir sopayla vurur bizi uyandırırdı. Önce ailece güzel bir kahvaltı sonra, teker teker görevlendirirdi bizi. Ben evi süpürmeyi seçerdim, Filiz bulaşıkları yıkar, Şennur ablam yemekleri yapar Ayşeanamda kocaman tepside kokulu buğday ekmeği yapardı pilitada. Sonra bahçe işimiz olurdu, taze lobiya, katropi ve lazut toplardık... Üç kapısı vardı evimizin, bir kapısından girip diğer kapısından çıkıp oyunlar türetirdik. En çok da her saklanışımızda dedemin bizi söbeletmesi aklıma gelir. Şimdi hatırladığım o günlerde henüz bu sözcük bizim için bir masalın gizemli dünyasını çağrıştırıyor. Eşyaya düşkünlüğüm yok, anıları saklamak gibi alışkanlığım da. Çoğu kez resimleri belleğime kazımaktan bile kaçınırım. Ama neye yarar. İşte bütün bir hayatın resimleri benimle gelmedi mi buraya kadar? Görüntüler, renkler, yüzler, yollar, giysiler, sonra kokular, sesler, duygular sonsuz bir hızla kaydediliyor belleğe. Bir kez daha karşılaştığımızda onunla ya da benzeriyle yeniden hatırlanması için... Belleğimde ne çok çok resim var. Tıpkı Dedemin Ayşeanamın kapıda oturan görüntüleri resimleniyor beynimde". Kimse yok ev yıkılmak üzere neredeyse. kapısını açmaya çekiniyorum kim bilir hangi manzara bekliyor beni. Kim bilir neler bulacaktım. Birer anı kaybolup gitmiş hayatımdan silik, yıpranmış parçaları, yeniden yaşanıp değiştirilmesi mümkün olmayan soluk fotoğraflar. Hep şimdiki zaman gibi bizimle beraber hayatın ta kendisi olur. Bazı şeyler unutulmaz. Yanınızdayken bile özlediğiniz, yanınızdayken bile hatırladığınız biri gibi. Çok özlüyorum onları.. Onun için orada oturduğum o yaz öğleden sonraları gibi kendi kendime bu anılara her keresinde başka bir yerden başlayabiliyorum. Ve bana öyle geliyor ki, bütün o dağınıklığa, bütün o bölünmüşlüğe, bütün o hüzne, ayrılışlara, bekleyişlere, bütün o yalnızlıklara ve ne yaparsam yapayım anlatılması, tanımlanması mümkün olmayan özleme rağmen bu, dünyanın en güzel anısı olacak. Elbette her keresinde başka türlü anlatacağım, her keresinde unuttuğum şeyler ekleyeceğim, ne fark eder ki? Artık onlar hayatta yoklar...

Asiye ÇAMLI

 


    

  Yorum Yazınız...
  Adınız...
  Yorumunuzu Buraya Yazınız...
 
  asiye çamlı (06.11.2012 22:59:16)
  leyla hanım, sanırım biraz da memleket özlemi çekmemden kaynaklanıyor duygularımı iyi ifade edebilmem, teşekkür ederim dilekleriniz için...

izmir' de ağırlıklı ceza davalarının görüldüğü hukuk bürosunda üst düzey yönetici asistanıyım..
 
  leyla zaman kalay (06.11.2012 00:40:24)
  asiye hanım!geçmişe ,çocukluk ,gençlik yıllarına ,memlekete duyulan özlemi ne güzel anlattınız.hislerinizde samimi olmasaydınız bu kadar güzel ifade edemezdiniz.ağzınıza ,kaleminize sağlık.mesleğinizi merak ettim,bağışlayın.saygılar .
 
  asiye çamlı (26.10.2012 13:08:50)
  her birimiz günün birinde bazı sebeplerle memleketimizden ayrıldık. kimi sayısız vefasızlıklarla, kimimiz ayrılıklarla ya da illa yazmak mı gerekir? ayrılıkların en acısı yazılmadı mı? memleketten ayrılmanın üzerine en derin yazılar yazılmadı mı? memleket üzerine türküler dinlemedik mi? zaman oldu kendimizi bir çay bahçesinde, bazen bir ıhlamur ağacının altında ya da yağmurlu günlerde yapılan sohbetlerin içinde olmadınız mı? şimdiler de ise farkında olmadan kendi içimizde, memleketimizi yaşıyoruz. hem sessiz hem de derinden cevaplar bulmaya çalışarak.
 
  pazaratina (24.10.2012 07:45:30)
  cok guzel yazdiniz.bu yazida bizde cocuklugumuzu görduk.dagilmisligi vurguladiniz.evet dagilmislik dagilmak ne yazikki bizlerin ortak kaderi.köylerimizi terk edip uzaklara dagilmak zor mesele..
 

  Facebook'ta Yorumla:  
 
 
         GÜNÜN FOTOĞRAFLARI         
 20-Kasım-2017  19-Kasım-2017  18-Kasım-2017  17-Kasım-2017  16-Kasım-2017  15-Kasım-2017  14-Kasım-2017
 

   Künye    |    Açılış Sayfam Yap    |    Sık Kullanılanlara Ekle    |    Reklam    |    Önemli
 
© 1997 - 2017  Her hakkı saklıdır. Fotoğraf, Haber ve Yazıların izinsiz kopyalanması, kullanılması yasaktır.
Sitede Şu an  7  ziyaretçi bulunmaktadır.










 

Turhost